SON DAKİKA

Çöküntünün 3 Nedeni

Bu haber 29 Ocak 2018 - 13:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Uzun yıllardan beridir bölgede ekonomik canlanma sağlamak için çeşitli yollar deneniyor.

Devlet destekleri, krediler, indirimler vs. vs.

Ancak ekonomi düzelmesi bir yana, her geçen yılı arar duruma geldik.

Esnaf halinden hep şikayetçi.

Çekini, senedini ödeyemeyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Tek sebep olarak bölgede 40 yıldan beridir yaşanan şiddet olayları ve bölgenin iklim şartları gösteriliyor.

Lokomotif sektör olan inşaat sezonunun kısa olması, bu bölgeden en büyük dezavantaj olarak gösteriliyor.

Aslında bu da bir sebep ancak yıllarca bölgeden verilen kontrolsüz göçler her şeyin tetikçisi oluyor.

Tarihte de devletler hep göçler yüzünden yıkılmış yerine yenileri kurulduğu görülmektedir.

Göçlerin de çeşitleri var. Bunlar arasında önemli 3 göç var ki bu yıkılışın temel sebeplerini de beraberinde gizliyor.

Birincisi Sermaye göçü, ikincisi beyin göçü son olarak da kültür göçü.

Birincisi zaten ekonomik anlamda iyi olmayan bölgelerde elde edilen ekonomik güç özellikle batı bölgelerinde yatırıma dönüştürülerek bir değişim yaşanmasına neden oluyor.

Bitlis geçmişte ticaretin merkez olmuş, bölgenin geçiş noktası olması hasebiyle bütün ticaret bu bölgede dönmüştür. Konumu itibari ile merkez olan Bitlis’te ticari zekada bu şekilde gelişmiştir.

Ekonominin olduğu yerlerde ilim irfan merkezlerinin de olması kaçınılmazdır.

Bu nedenle ekonomik ticaretin yanında Bitlis yüz yıllar boyunca medeniyete beşiklik yapmış, yetiştirdiği din ve ilim adamları ile dikkati çekmeyi başarmıştır.

Bugün bile adından söz ettiren, yıllar öncesinden bugüne görme zekasına sahip insanların yetişmesine sebep olmuştur.

İşte bu anlamda da Bitlis bu tür insanlara sahip çıkma noktasında istenilen özveriyi göstermemiş, bölgeden çok ciddi beyin göçleri verilmiştir.

Yıkılışların başında bu tür göçlerin yaşanması zemin hazırlamaktadır.

Son olarak da insanlar yaşadıkları yerlerin ve medeniyetlerin kültürlerini yaymaya çalışırlar.

Kültür, sanat, eğitim, yaşayış biçimleri gibi çeşitli alanlarda bölgenin cazibesi artırılır.

Bu ekonomik olarak da bölgeye güç katar.

Bir yere gittiğinizde oranın kültürü ile ilgili izlenimler edinir, oranın folkloru ile ilgili bilgiler edinmeye çalışırız.

Bölge bunları kaybettiğinde yıkıntılar yaşamaya başlar.

Bir yeri ayakta tutan en önemli 3 etkenler Sermaye, Beyin ve kültürdür.

Bu 3’nden göç vermeye başladığınızda kaçınılmaz yıkım başlamıştır demektir.

İşte Bitlis’in özeti bu 3 noktada birleşiyor.

Yıllarca bölgede ekonomik olarak kazanım sağlayanlar bu bölgeden batıya göçtüler. Burada eğitim alan ilim irfan sahibi olan ve bölgede yeni alimlerin yetişmesine olanak sağlayan beyinler de bölgedeki ekonomik ve sosyal alanların olmamasını sebep gösterip göç yapınca yıkıntı ikiye katlanıyor.

Sosyalliğin fazla olduğu, yaşayışların yemekten tutunda halkoyunlarına kadar birçok değişik kültürün birlikte yaşadığı bu alanlar da yaşayış biçimlerinin değişmesi, burada yaşayanların kültürlerini başka yerlere taşımaları kısacası kültür erozyonunun yaşanması bölgedeki, son kayıp olarak görülecektir.

İşte Bitlis’in kısaca göç özeti.

Kaybetmeye ekonomik olarak başladık. Sosyal olarak devam ettik. Son olarak da kültür erozyonu yaşıyoruz.

Çok kötü bir tablo gibi görünse de içinden çıkılmaz bir durum yok ortada.

Her şeyden önemlisi memleket hasreti çeken özünü kaybetmeyen her ne kadar dışarıda yaşa da gönlü yüreği Bitlis’te atan hemşerilerimiz var.

Bu da Bitlis’in ve Bitlislinin ayrı bir özelliğidir.

Artık devlet elini taşın altına koymaya başladı. Bölgedeki şiddet olayları duruldu. Ticaret çok iç açıcı olmasa da umutlar tükenmiş değil.

Bir yerlerden başlanmalı.