istanbul escort canlı sohbet hattıesenyurt escortcanlı sohbet hattıcanlı sohbet hattıcanlı sohbet hattı
SON DAKİKA

Bitlis’te STK’lar Trump’ın ‘Yüzyılın Anlaşması’ açıklamasını protesto etti

Bu haber 31 Ocak 2020 - 12:04 'de eklendi ve kez görüntülendi.

BİTLİS’te Trump’ın ‘Yüzyılın Anlaşması’ açıklamasını protesto etmek amacıyla bir araya gelen Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri Cuma namazı çıkışında basın açıklaması yaptı.

Ulu Cami önünde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup adına açıklamayı okuyan Medeniyet Platformu dönem sözcüsü Cengiz Şahin, ABD’nin başkanı Trump ile İsrail başbakanı Netanyahu’nun düzenlediği ortak basın toplantısını protesto etmek amacıyla toplandıklarını belirterek, “Kudüs’ü işgalci İsrail’in başkenti olarak tanıyan ve büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyan ABD bugün yeni bir skandala daha imza attı. “Yüzyılın Anlaşması” olarak servis edilen tek taraflı anlaşma Siyonistlerin yayılmacı politikalarına onay verirken, Filistinlileri parya olarak yaşamaya mahkûm ediyor” dedi.

Cengiz Şahin açıklamasında, ABD Başkanı Turmp’ın göreve geldiği günden bu yana Siyonistlerin emir eri gibi hareket ettiğini belirterek şöyle konuştu:
“Emperyalistlerin elinde birer oyuncağa dönüşen bu kukla yönetimleri tarih asla affetmeyecektir. Plan tamamen Filistin’in yok olması ve Kudüs’ün ilhak edilmesidir. İsrail, ABD’nin desteğiyle Filistin topraklarındaki işgali ilelebet sürdüreceğini sanıyor. Kudüs’le ilgili böyle hadsiz ve hukuksuz bir tasarruf ABD’yi de İsrail’i de hiç ummadıkları bir neticeyle karşı karşıya bırakacaktır. Tüm dünya biliyor ki ABD, Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Libya’ya İslam coğrafyasını kana boyayan seri bir katildir. Aynı ABD’nin Siyonist işgalin ilk günlerinden beri terör şebekesi İsrail’i kanatları altına aldığını herkes görüyor ve biliyor. Bugün burada; ilk kıblemiz Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ve ilhak eden ABD’yi kınamak için toplanmadık. Bugün kınama günü değildir, bugün Kudüs için ağıt yakma günü değildir. Bugün Ümmetin 15 Temmuz’udur. Bugün Kudüs için eyleme geçme günüdür. Bugün artık kınamanın ötesine geçme günüdür. Sadece kınama pasifliğimizi örtmesin, bizi harekete geçirsin.”

Şahin, açıklamasının devamında, “Ey Selahhaddin! Ey Şeyh Ahmed Yasin, Ey mabedimiz için can veren şehidler size söz veriyoruz ki; Kudüs ile özgürleşip, Kudüs ile dirilinceye kadar, sizin soluğunuz ve sizin haykırışınız olacağız” diyerek, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin bu kararı İsrail’in, bütün Filistin’i işgal etme planının bir parçasıdır. Bu plan yeni değildir. ABD bu kararı 1995 yılında almıştır. Kudüs’ün Müslümanların elinden çıkmasının 100. Yıldönümünde bu karar bilinçli olarak uygulamaya konulmuştur. İsrail Filistin’i işgal sonrasında, işgal topraklarını Suriye ve Türkiye ekseninde genişletmeyi amaçlamaktadır. Bu planı uygulamak için de ABD ile işbirliği yapmaktadır. ABD İsrail ile birlikte işgalin tarafı olduğunu açıkça ilan etmiştir. Ancak İsrail’in Kudüs’ü ilhak karar nasıl hiçbir zaman kabul görmemişse, ABD’nin bu kararı da aynı şekilde vicdan, hukuk ve tarih önünde hükümsüzdür. Bu kararı da asla tanımayacağız. İsrail’in varlık sebebi işgal, kan ve  gözyaşıdır. İsrail’in işgali ulusal ve uluslararası hukukta onaylanmış değildir, onaylanması da mümkün değildir. Kudüs’ün statüsü konusunda BM’nin kararları nettir. 1967 sınırları sonrasında yapılan ve yapılacak bütün işgaller, yerleşkeler, utanç duvarları illegal olarak tescillenmiştir. Ancak, ABD ile İsrail uluslararası hukukun ve sistemin kararlarına karşı koymakta, tüm dünyaya meydan okumaktadır.

Şimdi önümüzde iki seçenek var: Ya dünyadaki tüm devletler kendi hukukunu uygulayacak ve dünyaya kaos hakim olacak, ya da BM başta olmak üzere tüm uluslararası mekanizmaları ABD ve İsrail’in hukuka uyması için gereğini yapacaktır. Bu da BM Genel Kurulunun FİLİSTİN özel gündemi ile toplanması ve caydırıcı kararlar alıp uygulaması ile sağlanabilir. Cılız da olsa dünya liderlerinden gelen tepkiler ümit vericidir. Herkes için barış, ancak İsrail işgali sona erdiğinde ve Filistinliler kendi yurtlarında özgür olabildiğinde mümkün olacaktır.”

“İSLAM DÜNYASI DA FİLİSTİN’E VE FİLİSTİN’İN BAŞKENTİ KUDÜS’E SAHİP ÇIKMALI”
Cengiz Şahin, İslam dünyasının da Filistin’e ve Kudüs’e sahip çıkması gerektiğini belirterek, “Siyasi, ekonomik, hukuki her türlü desteği sağlamalıdır. İsrail ile ABD ve İsrail destekçisi tüm ülkelere siyasi, ticari, ekonomik her türlü boykot ve ambargo uygulanmalı, İsrail ile siyasi, ticari, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kesilmelidir. Bizim şer bildiğimiz şeylerde hayır, hayır bildiğimiz şeylerde şer olabilir. Biz bilemeyiz, ancak Allah bilir. İşte bizim şer olarak gördüğümüz bu karar da, üzerine ölü toprağı serpilen Ümmetin uyanışına ve dirilişine vesile olacaktır İnşallah” dedi.

Şahin açıklamasının sonunda, “İsrail ve ABD’yle dost olan Arap ülkeleri belki de kendilerini tekrar sorgulayacaklardır. Umudumuz iş birlikçi yöneticilerden değil, Müslüman halklardandır.  Kudüs Muhafızı şeyh Raid Salah’ın deyişiyle “Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu Şam ve Halep’teki Emevi Camii’nin kurtuluşuyla kaimdir” Bugüne kadar onurlu ve azimli bir mücadele ortaya koyan Filistin halkını da buradan selamlıyor ve şükranlarımızı sunuyoruz. Bundan sonra da maddi ve manevi olarak yanlarında olduğumuzu ilan ediyoruz. Ama Kudüs davası sadece Filistinlilerin değil, Tüm İslam ümmetinin ve insanlığın davasıdır. Filistin ve Kudüs’ün müdafaası hepimizin mesuliyetidir. Kudüs; maddi bir mekanın değil, manevi coğrafyamızın ismidir. “Gökte yapılıp yere indirilen şehirdir Kudüs”, bitmeyen duamızdır. İstanbul Kudüs’ündür, Kudüs İstanbul’un. Kudüs bize emanettir. Kudüs barışın başkentidir. Kudüs insanlığın vicdanıdır. Kudüs Ümmetin göz bebeğidir. Kudüs Müslümanların kutsalıdır. Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir. Kudüs bizim özgürlüğümüzdür. Kudüs özgür değilse dünya tutsaktır. Kudüs düşerse Mekke düşer, Medine düşer, Bitlis düşer, İstanbul düşer. Kudüs düşerse hepimiz düşeriz. Evet, adalet olmadan Kudüs’e avdet olmaz” dedi.

 Açıklamanın sonunda Kudüs için dua eden grup daha sonra sessizce dağıldı.