SON DAKİKA

Bitlis’te Cuma Namazı Sonrası Kudüs Açıklaması

Bu haber 08 Aralık 2017 - 13:56 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bitlis’te Cuma namazı sonrasında Bitlis Medeniyet Platformu tarafından düzenlenen ve Siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşların destek verdiği basın açıklaması yapıldı.

Ulu Cami önünde düzenlenen basın açıklamasını kalabalık adına okuyan Memur-Sen Bitlis Şube Başkanı Cabir Durak, “İslam’ın harem-i izzeti olan Kudüs’ü tacize teşebbüs edenler, Türküyle, Arabıyla, Kürdüyle tüm Müslümanlarda Selahaddin Eyyubi ruhunun dirilip karşılarına dikildiğini göreceklerdir” dedi.

Yapılan açıklamada, Kudüs’ün savaşın değil, barışın kenti olduğunu belirten Durak, şöyle konuştu: “İnsanlık tarihinin en kanlı, en şedit dönemlerinin yaşandığı bir zaman dilimindeyiz.  Şiddeti daha da derinleştirerek kanlı iktidarlarını sürdürmek isteyen bir zihniyet, Kudüs üzerinden yeni bir hamle yapmaya hazırlanıyor.  Amerika Başkanı Trump’ın hukuksuz Kudüs açıklaması, insanlık vicdanını yaralamış ve bölgemizdeki sorunları derinleştirmiştir. Cumhurbaşkanı’mızın kesin şekilde ilan ettiği üzere Kudüs, tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir. Bu, bölgemizde barışı ve istikrarı tehdit etmeye yönelik bir adımdır. Alınan kararın, İsrail ve Filistin toplumları arasındaki husumeti arttırmaktan başka sonucu olmayacaktır. Asla kabul edilemez gördüğümüz bu karardan en kısa sürede dönülmelidir.”

“SELAHADDİN EYYUBİ RUHUNUN DİRİLİP, KARŞILARINA DİKİLECEĞİNİ GÖRECEKLER”

Durak açıklamasının devamında, “İslam’ın sesini susturmak, kendi kurguları olan terör örgütlerini bahane ederek Müslümanların iradelerini esir etmek isteyenler, tarihte defalarca olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaklardır. İslam’ın harem-i izzeti olan Kudüs’ü tacize teşebbüs edenler, Türküyle, Arabıyla, Kürdüyle tüm Müslümanlarda Selahaddin Eyyubi ruhunun dirilip karşılarına dikildiğini göreceklerdir. Dünyadaki tüm Müslümanların, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olan Türkiye’nin çağrısına kulak vererek Kudüs’e sahip çıkacağına inanıyoruz.

Diğer taraftan, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu kararı, dünyada yaşanan adaletsizliğin yeni bir tezahürüdür. Bu hadise, Cumhurbaşkanımızın, küresel sistemin çarpıklıklarına ve adaletsizliklerine karşı uzun zamandır dile getirdiği “dünya 5’ten büyüktür” itirazının haklılığını teyit etmiştir.

İslam’ın kalbine saplanmaya çalışılan bu hançere, ancak tüm Müslümanların iki elin parmaklarının kenetlenmesi gibi bütünleşmesiyle engel olabiliriz. ABD’nin bu hamlesi, insanlık için manevi ve tarihi kıymete sahip, bu yönüyle de dünyanın barış adası olmuş Kudüs’ü savaş gerekçesine dönüştürmek amacı taşımaktadır. Buradan diyoruz ki, korsan İsrail Kudüs’ü başkent yapmak gibi bir hataya düşmemeli, ABD İsrail’in başkentinin Washington olduğunu idrak etmeli” dedi.

Kudüs’ün, son Peygamber’in risaleti sırasında ilk kıble olarak seçilmesiyle de varoluşun ve medeniyet kodlarının ifadesi olduğunu belirterek, “Yüz yılı aşkın süredir Filistinliler’e karşı şiddet uygulayan Siyonist çetenin ideallerine bu derece destek çıkmak sadece akıl tutulmasıyla açıklanabilecek bir durum değildir elbette. Asıl neden kanlı müstebitlerin her ne olursa olsun iktidarlarını sürdürme stratejileridir. Tam da bu noktada en güçlü ihtarı kendimizden başlayarak millete ve ümmete yapıyoruz. Nasıl ki, Hz. Ömer’in fethiyle, Selahaddin Eyyubi’den bu yana medeniyetimizin önemli merkezlerinden biri olan Kudüs’ü Haçlılara karşı yüz yıllar boyu savunduysak; Nasıl ki, Yavuz Sultan Selim Han’ın hilafetiyle birlikte Kudüs’ü bütün inançların barış adalarından biri yaptıysak; Nasıl ki, Abdülhamid Han’ın mücadelesiyle Siyonizmi Filistin ve Kudüs’ten uzak tuttuysak; Şimdi de aynı şuurla mücadelemizi sürdürüp, haçlı artığı düşüncelleri payanda olarak kullanan emperyalizme ve siyonizme karşı bütün insanlığı da içine alan bir söz söyleyebiliriz. İslam coğrafyasında günü kurtarma politikaları peşinde koşan devlet yöneticilerinin ikircikli tutumlarına karşı çıkarak, inancımızın ve tarihimizin bize verdiği güçle barışın sesini yükseltebiliriz. Şiddetten boğulmuş, krizlerle boğuşan bütün insanlık, doğru ve adil bir söz bekliyor” şeklinde konuştu.

Program yapılan duaların ardından atılan sloganlar ve tekbirlerin ardından dağıldı. (Haber: Ceren KURTYE)