SON DAKİKA

‘BİR’ LİRALIK HALKA TATLIYI BİLE ALAMAYINCA…

Bu haber 28 Kasım 2017 - 13:11 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Antalya’da faaliyet gösteren Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği’ne (AYBUDER) ait Kepez ilçesindeki evde yaşayan uyuşturucu bağımlısı F.Y, hayatını karartan uyuşturucu ile mücadele ediyor.

Duacılar Mahallesi’nde faaliyet gösteren AYBUDER’de doğayla baş başa bir ortamda 13 yaşında başladığı uyuşturucudan kurtulmaya çalışan 26 yaşındaki F.Y, merkezde güvercin, tavuk, kedi ve köpek gibi hayvanlarla vakit geçirip bağlama çalmayı öğreniyor.

F.Y, AA muhabirine yaptığı açıklamada, memleketi Bitlis’in Tatvan ilçesinde ailesinin ekonomik durumunun çok zayıf olması nedeniyle çocuk yaşta hem okula gidip hem de çalışmak zorunda kaldığını söyledi.

Başarılı bir öğrencilik yaşadığı için ailesinin kendisinden yüksek beklenti içinde olduğunu ancak girdiği bir bunalım sonucunda 13 yaşında arkadaş ortamında madde kullanmaya başladığını anlatan F.Y, lise ve üniversitede de bu alışkanlığının sürdüğünü dile getirdi.

Uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle üniversiteyi bırakmak zorunda kaldığını ifade eden F.Y, “Torbacılık yapıp, uyuşturucu satıcılarının gösterdiği yerlerde kalmaya başladım. İçime kapanmam ve eve gidiş gelişlerim düzensizleşince ailem uyuşturucu kullandığımı anladı. Adana’daki bir merkezde tedavi görmeye başladım. Merkezin tel örgülerinden atlayıp içeri uyuşturucu sokanlar vardı. Testlerde kokain kullandığım anlaşılınca merkezden atıldım.” diye konuştu.

F.Y, madde bağımlısı olması nedeniyle aşık olduğu kişinin ailesinin birlikte olmalarına karşı çıktığını, bu yüzden kaçarak evlendiklerini dile getirerek, “Benimle aynı üniversitede sağlık bölümünde eğitim gören eşim uyuşturucu bağımlısı olduğumu biliyordu. ‘Seni uyuşturucudan kurtaracağım’ diyordu ama onu da uyuşturucuya alıştırdım. İkimiz de okuldan ayrılarak Van’a taşındık.” dedi.

Burada kendilerine yeni bir hayat kurmaya çalıştıklarını ve temizlik üzerine bir şirket açtıklarını ifade eden F.Y, iyi giden işlerinin uyuşturucu nedeniyle bozulduğunu ve eşiyle dışarılarda kalmaya, uyuşturucu satmaya başladıklarını kaydetti.

Eşiyle mezardan çıkmış gibi yaşadıklarını belirten F.Y, “Etrafımda bu illetten kurtulan olmadığı için iyice umutsuzluğa kapıldım. 4-5 ay boyunca her gece uyurken eşimin başına silah dayayıp, onu vurup ardından intihar etmeyi düşündüm çünkü tek kurtuluşumuzun ölüm olduğuna inanıyordum.” dedi.

Polis hayatını değiştirdi

Uyuşturucuyu bırakmasında iki dönüm noktası yaşadığına dikkati çeken F.Y, başından geçen olayları şöyle anlattı:

“İki defa düşük yapan eşimle sokakta yürürken tanesi bir lira olan halka tatlıdan canı çekti. Hiç param olmadığı için alamadım. O zaman hayatımızı mahvettiğimiz farkına vardım ve ağladım. İkinci kırılma noktası ise bir polis sayesinde oldu. Eşimle beni üzerimizde uyuşturucu varken polisler yakaladı. Daha önceden de beni tanıyan polislerden birisi, bize dayak atmasını beklerken karşısına alıp konuştu. ‘Eşin ve kendini ne hallere soktuğunun farkında değil misin? Oğlum bu işin bir sonu yok’ dedi. Orada da ağlamaya başladım ve ‘Kurtulmak istiyorum ama bir çıkış yolu bulamıyorum’ dedim. Antalya’da böyle bir merkezin olduğunu duymuştum. Onun da yönlendirmesiyle AYBUDER’e geldim. O polis, hayatımı değiştirdi.”

Yaklaşık bir yıldır dernekte “yenilendiğini” ve uyuşturucu kullanmadığını dile getiren F.Y, eşinin de AMATEM’de tedavi gördüğünü söyledi.

Açıköğretimde sosyal hizmetler bölümünde eğitim aldığını ifade eden F.Y, bu bölümü bitirip eşiyle birlikte uyuşturucu bağımlıları ve ailelerine yol gösterici bir hizmette bulunmak istediklerini kaydetti.

Uyuşturucu nedeniyle hayatının karardığını ve hayallerinin uçup gittiğini dile getiren F.Y, aynı duruma başka gençler de düşmesin diye çaba göstereceğini vurguladı.

“Uyuşturucu bağımlılığı bir hastalık”

AYBUDER Başkanı Yavuz Tufan Koçak ise merkezde bir “değişim” programı yürüttüklerini söyledi.

F.Y’nin bir sene önce adeta bir enkaz halinde geldiğini belirten Koçak, “F.Y. tamamen hayattan kopmuş bir durumdaydı. Şimdi bir seneye yakın zamandır yeniden hayatın içerisinde. Bizim yapmaya çalıştığımız bu. Bütün yaşam inancının bittiği, ‘Artık kurtulamayacağım’ derken, şimdi sosyal hizmetler bölümünde okuyan enstrüman çalmayı öğrenen, diğer bağımlı ve yakınlarına yaşadıklarını paylaşarak eğitim veren bir duruma geldi.” dedi.

Uyguladıkları programın tıbbi detokstan sonra uygulanması gerektiğine işaret eden Koçak, “Bir bağımlı önce tıbbi olarak kullandığı maddeden temizlenecek ve sonra belki yıllarca sürecek o rehabilitasyon-değişim sürecine girmesi lazım.” diye konuştu.

Koçak, bağımlı çocukları bulunan ailelere önerilerde bulunarak, uyuşturucu bağımlılığının bir hastalık olduğunu ve ancak grip gibi kendiliğinden geçeceğinin düşünülmemesi gerektiğini kaydetti.