SON DAKİKA

Ağaç Oymacılığına Adanan Çeyrek Asır

Bu haber 05 Mart 2018 - 8:41 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde ağaca olan merakı ile başlayan ahşap oymacılığı mesleğinde 26 yılını tamamlayan Osman Gülsar, mesleğinin son ustası olduğunu, çırak yetiştirmekte güçlük çektiklerini söyledi.

Ağaca olan ilgisinden dolayı hobi olarak başladığı meslekte 26 yılını tamamlayan Osman Gülsar, artık mesleği ticari olarak sürdürdüğünü ifade etti. Gülsar, Eski Ahlat Şehri kazılarında bulunan çiniler üzerindeki motifleri ağaca işlediklerini dile getirerek şunları söyledi:
“Bu mesleğe hobi olarak başladım. 26 yıldır da yapıyorum. Hobi olarak başladığım mesleği artık ticari olarak yapmaya başladım. Ahşap oymacılığı ceviz ağacıyla yapılan bir sanattır. Bölgemizde yoğun bir şekilde ceviz ağacı bulunmasından dolayı cevizi kullanıyoruz. Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eski Ahlat Şehri kazılarında elde edilen motifleri ile çini ve Ahlat Selçuklu Mezarlığındaki mezar taşlarının süslemelerini genellikle ahşaba işliyorum. Motiflerin yanı sıra Kuranı Kerim hat yazıları, besmele, tuğra gibi süslemeleri de ahşap levhalar üzerine işliyorum.”

“KENDİ KENDİMİ YETİŞTİRDİM”

Gülsar, mesleğin zevkli olduğu kadar zorlukları da olduğunu dile getirerek, “Bu mesleğin zorlukları sevmeden yapılması mümkün olmayan bir iştir. Zorluğu sevdiğin zaman yenebiliyorsun. Her işin zorluğu var ama bu meslek daha çok sabır ve özveri isteyen bir meslek. Mesleğe ilk olarak evde ahşap üzerine çeşitli figürleri işleyerek başladım. Yaklaşık 15 yıldır da ticari olarak küçük bir işyerim var. Burada mesleği sürdürüyorum. Kimseden eğitim almadan tek başıma öğrendim. Çocukluktan beri ağaca olan bir merakım vardı. Merak ederek, kendi kendimizi yetiştirerek bugünlere karda geldik. Bu sanatı bir ustadan eğitim alarak yapsaydım daha çabuk yol alırdım. 26 yıllık meslek hayatımda 5-6 yıl çıraklığım olsaydım bugün çok daha güzel eserler ortaya çıkarabilirdim” dedi.

“BİZDEN SONRA MESLEĞİ SÜRDÜRECEK NESİL YOK”

Gülsar en büyük sıkıntılarının meslekte yeni nesillerin yetişmemesi olduğunu ifade ederek, “Bizden sonra bu mesleği sürdürecek yeni nesilleri yetiştiremedik. Şu anda bu mesleğin son temsilcileriyiz. Bu sadece bizim bölgemizde değil, ülkemizin her köşesinde el sanatları tek tek kayboluyor. Çırak bulmakta, yetiştirmekte zorluk yaşıyoruz. En büyük sıkıntımız çırak bulamamaktır. Her mesleğin her sanatın getirisi vardır. Ama sabretmek gerekir. Sabretmeden kesinlikle kazanç olmaz. Bir işi profesyonelce yaparsanız kazanırsınız” dedi.

“ALINDIĞI GÜNDEN İTİBAREN ANTİKA NİTELİĞİNDEDİR”

Her meslekte olduğu gibi ahşap oymacılığının da teknolojiye yenik düştüğünü sözlerine ekleyen Gülsar şunları söyledi: “Teknolojik gelişmelerden etkilendik. El sanatı denilen bu meslek, elle yapılması gereken bir sanattır. Buna makinenin girmesi bu sanatı öldürüyor. Ancak bizlerde yaptığımız eserlerde çok küçük de olsa teknoloji kullanıyoruz. Bunları temizlemede, boyamada, zımpara yapmada küçük de olsa teknoloji kullanıyoruz. Ancak bunun tamamen CNC makinelerle imal eden sektörlerde var. Ancak bizim yaptığımız kadar değerli olmuyor. O zaman da sanatkârın kazancı düşüyor. Bu kalıcı bir eser. Bittiği ve alındığı günden itibaren antika niteliğine girer.”

“BİRÇOK BÜROKRATA ESER GÖNDERDİM”

Gülsar eserlerini sadece gelen müşterilere satmadığını, Türkiye ve Almanya başta olmak üzere birçok bürokrata da gönderdiğini ifade etti. Gülsar, “Birçok siyasi lidere çeşitli figürlerin yer aldığı eserler yaptım. Türkiye’den Almanya’ya gönderdim. Türkiye’de birçok bürokrata gönderdim. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Eski Cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül’e, Devlet Bahçeli’ye ve milletvekillerimizin birçoğuna gönderdim” dedi. (Haber: Ceren KURTYE)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.